|
DAĞLIK OVALAR
Antalya
kentinin kuzeyinde Çubuk Boğazının doğusunda bulunan
ve Toros Dağlarının arasında kalan vadiler arasındaki
ovalar, o kadar büyük olmamakla beraber verimlidirler.
Bunlar ovadan çok, eşik alanları olarak tanımlanabilir.
Bunlar ilin yaklaşık % 12sini oluşturmaktadır. Genellikle
kıyıdaki ovalar sınırından yaklaşık 100 m’den 250-500m
yükseltilere kadar hafif bir eğimle çıkan bu alan,
dağlar ile ovalar arasında bir basamak durumundadır.
Morfolojik
yapı, toprak, bitki örtüsü ve iklim yönünden farklılık
gösteren eşik alanları, yerleşmeler ve tarımsal
işlevi yönünden de önem taşımaktadır.
Ovalardan
sıcaklığın düşüşü buna karşılık yağışın ve donlu
günler sayısının fazlalığı ile ayrı özellikteki
eşik alanlarında bitki örtüsü tipik maki florasıdır
ve genellikle %5-20 eğimli yerlerde görülmektedir.
ELMALI OVASI: Güneyde Kohu Dağı, Batıda Yumru
Dağı, Akdağ’ın, kuzeyde Elmalı Dağlarının çevrelediği
geniş bir karstik çöküntü alanı olan Elmalı Ovası,
İlin en büyük ve verimli dağ ovalarından birisidir.
Bu ovalarda tahıl çeşitlerinin tümü bolca yetiştirilir.
MÜĞREN OVASI: Elmalı Ovasının doğusunda;
Beydağları ile Kızılca Dağın arasındaki koridorda
Kuran Dağı’na kadar uzanmaktadır.
KIZILCADAĞ OVASI: Güneyde Kızılcadağ, doğuda
Kohu Dağı, kuzeyde Rahat
Dağının
çevrelediği yerde Kızılcadağ Ovası bulunur. Bu ova
da çok verimlidir.
KORKUTELİ OVASI: Behiş Ovası’nın dağlar ile
kesildiği yerden başlayarak devam eden Korkuteli
Ovası, 7-8 km uzunlukta ve 2-3 km genişlikte olup,
dağlar arasında verimli bir ovadır. içerisinden
Bozçay geçer ve bu çay Korkuteli Ovasının bol meyve
ve ürün yetiştirmesinde başlıca rolü vardır. Ayrıca
Korkuteli Ovasının birer devamı olan Aşağı- ve Yukarı
Bozova Ovaları da çok verimlidir.
Yukarıda
teker teker tanıtılmasına çalışılan ve yaklaşık
deniz seviyesinden 1000 m yüksekliğe çıkan bu ovalar,
genellikle % 0-3 eğimli alüvyal ve genç topraklar
ile hidromorfik alüvyal topraklardan oluşmuşlar
ve toplam ova alanının % 70’ini (210.375 Ha.) kapsamaktadır.
Toplam
ovalar alanının % 30’u (62.220 Ha.) ise 250 m yüksek
olan dağlık alanlardaki düzlüklerde yer almaktadır.
Dağlık alanlardaki bu ovalar içinde yalnız Elmalı,
Bozova ve Korkuteli Ovaları, alüvyal topraklardan
meydana gelmiştir. Bu alandaki diğer ovalar ise,
genellikle Terra Rossa (Elmalı Civarı), kahverengi
orman toprakları ve kırmızı padzolik topraklara
sahiptir. Ovalar yaklaşık olarak il alanının % 10.2’sini
oluşturmaktadır.
DAĞLIK BOLGELER
İlin
%77.8’ini kaplayan dağlık alanları genellikle kalkerden
oluşmuştur. kolay eriyebilmesi nedeniyle bunun topografyaya
etkisi büyük olmuş; sayısız düden, polye, dolin
yeraltı nehri ve mağaralarla tipik bir karst topografyası
ortaya çıkmıştır.
Alp
dağlarının oluşumu sırasında kıvrılarak yükselen
Güney Anadolu Dağları, oluşma hatları yönünden doğuda
Toroslar, batıda Beydağları olmak üzere iki bölüme
ayrılmıştır. Beydağları, etrafındaki diğer dağlarla
birlikte çeşitli kuvvetlerin etkisi altında kalmış
ve kıvrımlar yüksek bir yükseliş göstererek aralarında
küçük ovaların bulunduğu bir çevre meydana getirmişlerdir.
Yüksekliği 3.000 myi geçen bu dağlar, genellikle
güneybatı-kuzeydoğu yönlerinde uzanmakta; denize
dik indikleri ve aşırı yaklaştıkları için de dik
yamaçlı, girintili, çıkıntılı ufak koylardan meydana
gelen bir topografya göstermektedir.
BELLİ BAŞLI DAGLAR
Antalya
İli sınırları içindeki dağları iki grupta incelemek
yerinde olur. Bunlardan birisi körfezin batısına,
diğeri de doğu tarafına düşen dağlardır. Batıdaki
dağlar grubu Eşen Çayının kaynağı ile güneyde Gelidonya
Burnu, Antalya Limanı ve kuzeyde Söğüt Gölü civarında
bulunan Rahat Dağı arasındaki dörtgen içine
giren yarımadanın sahip olduğu dağlardır ki, buna
Tekeli Yaylası denir. Bu bölgedeki dağlar, Eşen
Çayının doğu tarafındaki çöküntüden başlayarak biri
kuzeye doğru devam edip, Kızılcadağın kuzeyindeki
Rahat Dağı’na kadar uzayıp gider. Diğeri de, önce
doğuya, sonra da Gelidonya Burnu’ndan itibaren kuzeydoğuya
doğru uzanıp Antalya kentini doğuda bırakıp, Korkuteli’nin
doğusunda Kızılcakaya’ya doğru uzanan koldur.
Eşen
Çayı’nın doğusundaki çöküntüden başlayarak kuzeye
doğru uzanan dağ sıraları birdenbire dikleşir ve
Tekeli Yaylası’ndaki dağlar yükseltilerinin en yükseğine
ulaşıp Akdağ (3.024) adını alır. Bu dağ Eosen
ve üst Mezozoik kalker ve flişlerinden oluşmuş olup,
üzerinde karst gölleri, bu yalakları ile buz vadileri
bulunmakta; dağ sporlarına uygun bir alan meydana
getirmektedir (Bkz. Beydağları ve Dağcılık Olanakları).
Elmalı İlçesinin 40km güneybatısında bulunan bu
dağlık alan kuzeydoğuya gittikçe alçalmaya başlar
ve oldukça derin bir vadi oluşturduktan sonra kuzeydoğuda
adı gibi yuvarlak bir tepe olan Yumru Dağı
(2.741) belirir. Daha kuzeye gidilince bu yörenin
en sevimli yaylalarından biri olan ve kendi adını
taşıyan bir gölün yakınında Girdev Yaylasına çıkılır.
Elmalı ve Kaşın ortak yaylası olan Gömbe Yaylası
da buradadır. Elmalı Ovası’nı Fethiye yönüne bağlayan
Göğü Beli’ne doğru alçalan dağlar ElmaDağı
(2.600)’na doğru tekrar yükselmeye başlar ve sonra
Kızılcadağ (2.598) ile birleşir.Güneye doğru
uzanan Kohu Dağı (2.540)’nın doruğu çıplak
olmakla birlikte güney ve kuzey yamaçları katran
çamı ormanları ile kaplı olduğu gibi, kuzeybatı
yamaçları üzerinde irili ufaklı çeşitli gölcükler
bulunmaktadır. Kohu dağı ile Beydağları’nın etekleri
arasında büyük, sulak ve verimli Elmalı Ovası ile
Karagöl (Antalya’daki Göller) ve Kohu Dağının hemen
kuzeyinde bugün tamamen kurutulmuş olan Avlan Gölü
vardır. Kızılcadağ ile Beydağları sıradağları arasında
Behiş Ovası bulunduğu gibi Kızılcadağ ile doğusundaki
Koru Dağı (1.211) kuzeydeki Rahat Dağı
(2.292) arasında da geniş ve çok verimli Kızılcadağ
Ovası ile 132 bin dönümlük bir alanı kaplayan Manay
veya Söğüt Gölü vardır. Eşen Çayı’ndan güneye doğru
uzayan kol ise hemen kıyıya paralel bir yön alır.
Bu arada Kazanpınarı Dağı (1.947) ve doğusunda
Susuzdağı (2.741) adlarını anmaya değer.
Doğuya doğru gidildikçe Başgözsuyu ile Alakırçayı
arasında Tokaçdağı ve Başçayın kenarındaki Gökbük
Köyüne doğru Asmatepe ve bunun biraz batısında
Alacadağ, Finikenin Karaöz Köyünün iki yanında
yükselen Şapşal ve Markiz Dağı vardır.
Bundan
sonra artık Beydağları başlar doğu eteklerini Antalya
Körfezinin turkuvaz renkli sularına; batı yamaçlarını
Elmar Ovasının zümrüt yeşilliklerine yaslayan bu
dağlar, güneyde Kilidonya Bumu’ndan kuzeyde Korkuteli
sınırına kadar uzanır. Tekeli Yaylası’nın en dik
ve oylumlu. ayrıca en yüksek tepelerini meydana
getiren bu dağ grubu Beydağları ile anılır Beydağları
gerçekte büyük bir dış etki ile oyulmuş bir yarıkla
birbirinden ayrılmış birbirine paralel iki sıradağ
grubundan oluşmuştur. Bu iki sıradağ grubu, oluşum
yönünden ayrı özellikler gösterir. Denize yakın
bulunan ve kıyıya paralel olarak ilerleyen dağlar
daha genç. daha çıkılması güç, daha diktirler. Doruklarında
yüzlerce metrelik derin uçurumlar vardır. Bazı bölümleri
bir set gibi yükselen ve insana doğal oluşumlardan
çok bir tiyatro dekoru görünümünü veren bu dağların
silueti bir testere ağzı şeklinde bir manzara sunar
Buna karşılık ikinci sırayı meydana getiren dağlar
daha yüksek olmalarına rağmen çok engebeli ve tepeleri
geniş, yamaçları tatlı eğimlidir.
Kilidonya
Burnundan Antalya Körfezine dönüldüğü zaman, Adrasan
Burnunun kuzeyinde Tahtalı Dağı (0lympos
Dağı-antik adı Cilimax) (2.375) ve bunun sahil eteklerinde
antik Olympos Kentinin kalıntıları vardır. Bunun
biraz daha kuzeyinde ve Çıralı adı verilen bölgenin
7 km batısındaki dağda Hephaistos Mabedi ve onun
yanında Homeros’un İlyada Destanında sözünü ettiği
ünlü Bellerophontes Söylencesinde adı geçen Chimera
Alevi bulunur. Bu aleve Çıralı Yanardağı denir.
Bu yanardağ ateşinin 10 bin yıldan beri yandığı
sanılmaktadır. Bu alev kalker alan ile serpantin
alanın tam birleştiği yerdeki bir çatlaktan
çıkan bir tür metan gazıdır. Bu kıyı dağları Antalya
Bölgesinde Gavuryolu ve Karadağ yönüne kadar gelir;
ve orada Antalya Ovası’na yer vererek hafifçe batıya
doğru kıvrılır. Burada Geyik Bayırı, Şerafettin
Bayırı ve Boğa Çayını oluşturan Karaman Çayının
iki yanında Tepe Dağı, Bakırlı Dağı’nı
meydana getirdikten sonra Antalya kıyı ovasını Korkuteli
Yaylasına bağlayan Yenice Boğazının güney sırtlarını
oluşturan ve Antalya’nın en ünlü antik kentlerinden
biri olan Termessos Kalıntılarının üzerinde bulunduğu
Güllük (Solymos) Dağı, daha sonra Korkuteli
Ovasının güneyini çevreleyen Kuran Dağları
ile birleşir. Bu dağlar 2.000-2.500 metre arasındaki
yüksekliktedirler. İkinci sırayı meydana getiren
Beydağları ise yukarda sözü edildiği gibi
çok yüksek olmalarına rağmen pek engebeli değildirler;
aralarında büküle büküle. dalgalana dalgalana güneyden
doğu kuzeye uzanıp giderler. Bu yükseklikler arasında
Feslikan Yaylası, Alim Pınarı, Çitdibi, Karçukuru
Yaylası. Tekil Pınarı, Gödene Yaylası gibi soğuk
ve billur gibi berrak suları ile eşsiz yaylalar
vardır. Bu dağların engebeli yerleri Muhaylı
Dağı’nın dibinden başlayıp Bozan Gölü çukurundan
geçerek Korkuteli karşısındaki Kuran Dağları’na
doğru donduğu bölgedir Buralarda çok sarp karstik
çöküntülerle birlikte Alakır Çayı yönünde eteklere
doğru bir sıra Kırabuz ve Katranbaşı denilen yerlerde
çok dik yerler vardır. Bu dağların en yüksek tepesi,
Elmalının karşı tarafına gelen ve civarında Karst
Gölleri, Dolinler, Glasyeler devrinden kalma yer
şekilleri bulunan Kızlar Sivrisi (3.086)dir.
Bu dağın dorukları temmuz ayı ortalarına kadar karla
örtülüdür Bunun kuzeyinde Muhayli Dağı, onun kuzeyinde
Çalıbalı Dağı (2.262)vardır Soğut Gölünün
doğusundaki Koru Dağı ve onun doğu kuzeyindeki Boz
Musa Dağları vardır ki, bu dağlar Burdur sınırını
ve bunların doğusunda kalan bölüm Korkuteli’nin
Bozovasını meydana getirir.
Tekeli
Yaylası ile doğu dağ grubunu oluşturan engebeler
arasında yüksekliği 1.500 metreyi geçmeyen bir takım
dağlar vardır ve bunların batı sınırını Karam Çayı
çizer. Antalya’nın kıyı düzlüğünü kuzey düzlüğüne
bağlayan 13 km uzunluğundaki Çubuk Boğazı, bu engebeleri
oluşturan sıradağların arasındaki vadiden geçer.
Burada dağlar, doğu batı yönüne dönerler. Darım
Dağı, Kadın Dağı. bu grup içindedir.
Bunlar batıdan doğuya doğru sürüp giderken, doğuya
yaklaştıkça güney ve kuzey yönüne yönelirler; gittikçe
yükselerek Antalya’nın doğu bölümündeki engebeleri
oluştururlar.
Bu
engebeler göller bölgesi ile Akdeniz arasındaki
çok dik dağlardır. Bu dağların arasında Tekeli Yaylasında
olduğu gibi geniş ovalar yoktur. Fakat hemen her
taraf sık ormanlıktır. Buralarda çam, katran. gürgen.
dişbudak, meşe, hatta bazı yerlerde şimşir bile
vardır.
Kuzeydeki
dağların bazen 3.000 metreye yaklaşan yüksekliğine
rağmen Akdeniz ikliminin ilik etkileri her yerde
kendini gösterir Eğridir yakınlarına kadar zeytin,
badem, zakkum ve mersin görüldüğü gibi, Eynif yaylası
gibi en yüksek yaylalarında bile Akdeniz kıyısı
bitkilerinin olduğu görülünce, insan şaşkınlığını
gizleyemez. 2.000 metreye kadar yükselen bu yerlerde
kar uzun süre yerde kalmaz ve burada ürün kırk günde
olgunlaşır.
Antalya
Ovasını yayla düzlüğüne bağlayan Çubuk Boğazının
doğusunda İn Dağı vardır. Bunun doğu kuzeyine doğru
Çandır Dağı (2.375) ve Yaylası; daha kuzeyde
de Pamuk ovası Yaylası ile Çandır Dağının doğusunda
bu bölgenin en önemli dağlarından biri Bozburun
Dağı (2.054> bulunur. Bu iki dağın arasında
Yörüklerin (Bkz.H.Çimrin-Antalya Folkloru Il.Kitabı)
yaylaya giderlerken geçtikleri Sanlıbeli vardır.
Kıyı yolunu izleyen doğuya yönüne gidilirken Serik
ilçesine varmadan kuzeyde bir höyüğü anımsatan bir
tepenin üzerinde Sillyon antik kenti ve onun kuzeyinde
Katran Dağı ve içinde çok sayıda yaban keçisi bulunan
Kıçalı Dağı ve onun kuzeyinde Ovacık Dağı
ile Soğanlı Dağı bulunur. Bunlar çok yüksek olmayan
kıyı dağlarıdır. Katran Dağının kuzeyinde Yapmabel
denilen bir geçit vardır.
Buradan
kuzeye çıkılınca, eteklerinde Selge antik kenti
kalıntıları bulunan Beşkonak Dağı (2.381)
görülür. Bu dağın doğu tarafında kıyıdan Eynif Yaylasına
çıkılır. Bunun kuzeyinde Toka Yaylası ve daha kuzeyinde
Cembös Yaylası yer alır. Toka Yaylası’nın batısında
Yönsüz Dağı; bunun doğusunda Hasan Dağı,
Söbü Dağı; daha kuzeyde Manavgat ırmağının
ilk çıktığı Akdağ (2.403) vardır. Daha kuzeyde
Beyşehir Gölü’ne yakın Kartoz Dağı dikkat çeker.
Bu iki dağın arasında yer alan Emreddin Belinden
yazın sahilden Beyşehir Gölüne giden Yörükler geçer,
buradan güneye inildikçe başka bir Katran Dağı
(1.290) onun da güneyinde Akseki yolunun batısında
Gürlen Dağı (1.620m) vardır. Akseki ile Gündoğmuş’un
doğusunda Geyik Dağı (2.980); onun kuzeyinde
Susuz Dağı ve Akdağ(2.461m) görülür.
Aksekinin
güneyinde Enelli Dağı ve Bayraklı Dağı
bulunur ve bunların çevresi, alüminyum ve boksit
madenleri yönünden çok zengindir. Alanya ile Gazipaşa
arasındaki körfezin kuzeyini süsleyen ve tepesinde
genellikle eksik olmayan bir bulut parçası ile Vezüv
yanardağını andıran Cebelireis Dağı dikkati
çeker.
BEYDAĞLARI VE DAĞCILIK OLANAKLARI
Alakır
Çayı çukur alanı ile Elmalı Ovası arasında uzanan
Beydağları’nın uzunluğu 50 km’yi bulur. Genişlikleri
ise 8-10 km. arasında değişir. En yüksek noktası
olan Kızlar Sivrisi 3.086 metredir. Beydağları’nın
üzerinde, kalkerli tabakaların fazlaca olduğu yerlerde,
suların bu taşları eritmesi sonucunda büyük çukurluklar
(dolinler) ortaya çıkmıştır. Buzul Devri’nde bu
dağlarda buzullar gelişmiştir. Bugün Beydağları
yer yer ormanlarla kaplıdır. Bu ormanlarda çeşitli
ağaçlarla çam ve katran ağacı da bulunur. Beydağları
ulaşıma fazla olanak vermez. Elmalı-Korkuteli-Antalya
yolu, dağların kuzeyinden, Elmalı-Finike yolu ise
güneyinden geçer. Turizm ve Tanıtma Bakanlığı yıllar
önce etüt programına her türlü turizm potansiyeline
sahip bulunan Antalya’nın Beydağları’nı da alarak
Alpinizm (dağcılık) Turizmini geliştirmeyi arzulamış
ve yapılan çalışmalar sonucu Beydağları’nın Dağ
Turizmi yönünden dört grupta toplanan olanaklara
sahip olduğu kararına varılmıştır:
Yayla
Olarak: Yazır Yaylası, Kar Çukuru, Çit Dibi, Feslikan
Yaylaları bu yönde dikkati çekmektedir. Özellikle
Yazır ve Doyran Yaylaları’ndaki insanların (Yörüklerin)
keçi kılından yapılma çadırlarda yaşaması ve hayvanlarını
da bu yaylalara çıkarması ilginçtir. Ancak Yörükler
yerleşik düzene geçtikçe bu görünüm gün geçtikçe
azalmaktadır.
Dağ
Turları Yönünden: Çok sayıda tur güzergahına sahip
bulunan Beydağlarında Elmalı Avlan Gölü-Çam Çukuru-Kızlar
sivrisi (3.086 m) Göçmen Köyü arasında yapılacak
dağ turu ilgi çekici olabilir.
Tırmanma
Olanakları Yönünden: Bir Alpinisti heyecanlandıracak
manzaralara sahip bu dağlarda Kızlar Sivrisi, Sivri
Dağ, Arapsuyu’nun hemen yanı başında yükselen doruklar
tırmanma için güzel yerlerdir.
Kayakçılık
Olanakları Yönünden: Aralık, Ocak, Şubat, Mart ve
Nisan aylarında sürekli kar tutan Çalbalı Dağı,
Bakırlı dağı ve Ziyaret Dağı etekleri ideal kayak
pistlerine sahiptir. (Bkz. Saklıkent-kış Sporları
Merkezi)
|