KİLİKYA


Dağlık Kilikya” olarak adlandırılan ve Side’nin doğusunda kalan bölge, deniz korsanlığı ve soygunculuk için uygun bir bölge idi. Romalılar ilk başlarda bu olaylara aldırmamalarının nedeni, Roma’da asil aile evlerinde ve köylerde çeşitli işlerde çalıştırılmak için çok köleye gereksinimlerinden ileri geliyordu. Çünkü Roma’da evinde üç’ten az kölesi olan bir kişi fakir sayılırdı. Köle sahibi olmak her Romalının bir övüncü idi. İlkçağda Greklerce Kilikia diye adlandırılan bölge, Çukurova’yı ve Alanya’dan Mersin’e kadar uzanan kıyıları ve bunların arkasındaki Toros Dağlarının yamaçlarını içine alır. Grekler tarafından Dağlık ve Ovalık Kilikya diye ikiye ayrılan bu bölgenin adı Hitit’Ierdeki adı ile Kizzuvatna idi. Kilik” Grekçe’de korsan, çete anlamına geliyordu. Anadolu ilkçağ tarihinin bilinmeyen dönemleri sonunda İÖ. 2.binyılda ortaya çıkan bu adın, aynı yörede yaşayan Luvi halkı ile ilgili olduğu sanılmaktadır. Kilikya Bölgesi’ne ait ve Antalya il sınırları içinde kalan önemli Kilikya kentlerinin başında Alanya Kalesi’nden sürekli söz edilmektedir. Alanya’dan Kaledıran çayına kadar uzayan kıyı bölgesinde birçok antik kent kalıntısı vardır.

KİLİKYA’NIN ANTALYA İLİ SINIRLARI İÇİNDE KALAN ANTİK KENTLERİ

ANTİK KENT ADI

YENİ ADI

ANTİK KENT ADI

YENİ ADI

Antiochia

Göneye

Siedra

Seki

İotape

Aytap

Sebaste

Sebasti Kışlası

Hemaxia

Sinek kalesi

Selinus

Gazipaşa

Corakesion

Alanya

Ptolemais

Karaburun doğusu

Kibyra

Karaburun