|
1.2.2.3. Sarısu Doğal
Kaynak Kullanımı ve Çevre Düzenleme Projesi
i. Alanın Tanımı
Antalya'nın Konyaaltı kesiminin
batısında, Antalya limanı ile dağlar arasında adeta sıkışıp
kalan "SARISU Doğal Sit Alanı” nın, batı ve kuzey-batısında
"Olimpos Milli Parkı" yer almaktadır. Batıda hemen deniz
seviyesinden yükselen "Tünek Tepe", üzerinde yer alan lokanta
ve sosyal tesisleri ile tüm Antalya'nın ayaklar altına serildiği
önemli bir panaromik bakı noktasıdır. Doğal Sit Alanı'nın
Batı kesiminde askeri alanlar, kuzey batısında ise konut
alanları, sosyal donatıları ile konut dışı kentsel
çalışma alanları yer almaktadır. Sarısu'nun kuzey-doğusunda
akaryakıt depolama alanları, belediye depolama alanları
yer almakta ve liman tesislerinden 20 metrelik bir
yol ile ayırmaktadır. Sarısu kaynağının bir bölümü bu kesimdedir.
Doğuda yer alan Antalya Limanı
ve Serbest Bölge'nin, kuzeyinde TMO depolama alanı (siloları),
güneyinde ise Se-Tur Marina ve liman tesisleri yer almaktadır.
Limanın batı ucuna ise yeni bir yat limanı yapılması için
hazırlıklar sürmektedir.
ii. Yasal Dayanak
Kültür Bakanlığı, Gayrimenkul
Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun 09.06.1979 Gün
ve A-1722 Sayılı Kararı ile; "Sarısu Deresi ve yeni liman
arasında kalan ve Orman Bakanlığının mülkiyetindeki orman
alanı 'Doğal Sit' alanı olarak ilan edilmiş ve bu alanların
korunması ve halk yararına kullanılmalarıyla ilgili önerilerin
geliştirilmesi" kararlaştırılmıştır
Antalya Büyük Şehir Bütünü
için UTTA tarafından hazırlanan 1/ 25 000 Ölçekli Nazım
Planda "Sarısu Doğal Sit Alanı 12 No'lu Özel Stratejik Proje
Alanı" olarak belirlenmiştir.
1/5000 Ölçekli Nazım Planda
ise orman sınırları içi Doğal Sit (DS) olarak belirlenmiş
ancak herhangi bir kullanım kararı getirilmemiştir.
Konyaaltı Belediye Başkanlığı
ile UTTA Ltd. arasında 03.09.1996 tarihinde imzalanan "Sarısu
Doğal Sit Alanının Rekreasyon Amacı İle Planlanmasına İlişkin
Protokol" gereği, sınırları doğal sit alanı ile sınırlanan
yaklaşık 50 Ha. yüzölçümlü alanın özellikle rekreasyonel
amaçla 1/1000 Ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planı, bazı
kesimlerinin 1/500 ölçekli kentsel tasarımları hazırlanmıştır.
ii. Planlama İlkeleri
Konyaaltı Belediyesi Sınırları
içinde yer alan "Sarısu Doğal Sit Alanı" onanlı
1/25 000 Ölçekli Nazım Planda
ve 1/5000 Ölçekli Planlarda korunması ve geliştirilmesi
gerekli bir Özel Planlama Alanı'dır.
Bölge içindeki flora (bitki
örtüsü, ağaç/orman vb) ve fauna (kuş türleri, balık cinsleri
vb hayvan varlıkları) doğal varlıkların korunması, Antalya
Kent Bütünü için kullanılabilmesi amacıyla yasal/hukuksal
çerçeve sınırları içerisinde planlanmıştır.
Hem koruma hem de geliştirme
politikaları için kaynakların en iyi kullanımı, bunların
değişikliklere karşı duyarlılıklarının değerlendirilmesine
bağlıdır. Bu tip bir değerlendirme çevrenin kaynaklar üzerindeki
etkisi ve zedelenebilirliğinin değerlendirilmesi için parametrelerin
ve ağırlıklı bir sistemin tanımlanmasını kapsamalıdır.
Antalya Kenti son 10-15 yıl
içerinde kentleşme hızı en yüksek ülke kentlerinden biridir.
Önlem alınmazsa, ekonomik ve demografik yığılmalar, ekolojik
ve ekonomik açıdan bozulmalara ve verim düşüklüklerine yol
açabilecektir.
Bu nedenle Sarısu Koruma
Amaçlı Planı sürdürülebilir bir gelişmeyi hedeflemiş,
planlama / projelendirme amaçları ve buna bağlı planlama
programı şöyle oluşturulmuştur:
· Sarısu Doğal Sit Alanının
olabildiğince kamuya açılarak doğal karakteri ile aykırı
düşmeyecek, alandaki flora ve faunanın korunmasını hedefliyecek
kullanımlar bu alanda yer seçecektir.
· Antalya Anakenti ve Konyaaltı
kesiminin günümüzdeki ve gelecekteki yeşil alan gereksinimini
karşılamak, deniz ve doğadan azami yararlanmayı sağlamak
için açık alan ve rekreasyonel kullanımlar tanımlanacaktır.
· Liman ve Beydağları arasında
sıkışıp kalarak, doğu ve kuzeyindeki kullanımların Sarısu
kaynağının giderek azalmasına ve ilerde yokolmasına neden
olmasını önlemek amacıyla kesin koruma alanlarının belirlenecektir.
· Alanın ağırlıklı olarak
halkın yararına (kamu kullanımına) açılabilmesi amacıyla
gerekli düzenlemelerin yapılabilmesine olanak sağlayacak
hukuki düzenlemeler yapılacaktır.
Bu program uyarınca hazırlanmış
olan “Sarısu Koruma İmar Planı”, Antalya K.T.V. Koruma Kurulu’na
sunulmuş ve Antalya KTVK’nun 4.4.1997 gün ve 3304
Sayılı Kararı ile uygun bulunmuştur.
1.2.2.4. Adalya Akdeniz
Botanik Bahçesi Projesi
i. Alanın Tanımı
Lara Bölgesinde, Ermenek’in
batısında yaklaşık 87 Ha’lık Obruk Devlet Ormanı planlanmış
ve kısmen yapılaşmaya açılmış kentsel alanların içinde kalmış
bulunmaktadır. Bu alan mevcut ve yürürlükte olan 1/25 000
Ölçekli planda orman alanı olarak görülmektedir. Bu alanın
doğusuna yakın bir bölümünde kuzey-güney doğrultusunda Lara
kıyı kesiminden Havaalanı’na doğru uzanan ve 45.00m. profili
olan bir yol, ormanın içinden geçmektedir. Ayrıca kuzeydoğu-güneybatı
yönünde orman içinde mevcut olan bir yol izi de plana işaretlenmiş
bulunmaktadır.
Orman alanı içinde bulunan
ve özel mülkiyete konu olan alanlar da ağaçlandırılacak
alanlar olarak işaretlenmiş bulunmaktadır. Mevcut plan bu
özellikleri ile hem kent yaşamına aktif olarak katılamamış,
hem de önemli ölçüde parçalanmaktadır.
Kentsel alanların içinde
kalmış bu ve benzeri alanların işgalcilerden korunmasının
güçlükleri bilinmektedir. Kentlerimizin ve Antalya’nın açık
alan gereksinimlerinin yasalarda öngörülen standardın altında
olduğu her platformda yakınma konusu olmaktadır ve betonlaşmadan
sözedilmektedir. Açık alanları arttırmak, bu tartışmanın
olumsuz etkisini azaltmak için Obruk Devlet Ormanı’nın bu
proje ile kent yaşamına katılması önemli bir olanaktır.
ii. Yasal Dayanak
Obruk Devlet Ormanı’nı kent
yaşamına katmak amacı ile, Muratpaşa Belediyesi’nin Orman
Bakanlığı’na yaptığı başvuru olumlu karşılanmış ve 19.01.1995
tarihli Bakan Oluru ile, anılan alan, “Turizm Amaçlı
Botanik Bahçesi” yapılması koşulu ile Muratpaşa Belediyesi’ne
tahsis edilmiştir.
Onanmış bulunan 1/25 000
ve 1/5000 Ölçekli Nazım Planlar’da bu alan, “ADALYA BOTANİK
BAHÇESİ” olarak yer almaktadır. Alanın ayrıntılı projeleri
hazırlanmaktadır.
iii. Planlama İlkeleri
Bu alan kentsel alan içinde
bulunması nedeniyle denetlenmesi zor bir alandır. Özellikle
alanın orman statüsü ile kalması oldukça zordur. Bu nedenle
kentsel kullanıma açılarak ve orman özellikleri korunarak
işlevlendirilmesi uygun olacaktır. Bu ilkelerden çıkarak
yapılan başvurular sonucunda bu alanın “Botanik Bahçesi”
olarak kullanıma açılması kararına yasallık kazandırılmıştır.
Bu büyüklükte bir alanın Botanik Bahçesi olarak kullanılmasının
yanısıra, rekreatif ögeler ile de donatılması gerekmektedir.
Aşağıda önce yapısal ögelere ilişkin açıklamalar yapılacak,
ardından “Botanik Bahçesi” amaçlı kullanımlar üzerinde durulacaktır.
Yapısal Kullanımlar:
Yaklaşık 90 hektarlık bu alanın kullanım türü ne olursa
olsun denetim altına alınabilmesi için kapısının belli olması
gerekmektedir. Bu nedenle, bir “Giriş Kapısı” ünitesinin
konumlandırılması, tasarım için başlangıç noktasının da
bulunması anlamına gelir. Bu nokta Orman Alanını kuzeydoğu-güneybatı
yönünde sınırlayan 45 m.lik yola dayandırılmış olan yerleşik
alan içindeki oyun alanının karşısı olarak düşünülmüştür.
Çünkü bu alandan güney-doğu’ya doğru Belediye Turistik Kültür
Merkezi’ne ulaşılmakta, giderek bir başka orman alanından
Lara Kıyı Bandı’na geçilebilmektedir. Böylelikle bir yeşil
sistemin kurulması sağlanmakta, bu sistem giriş tesisleri
ile güçlendirilmektedir.
Giriş Tesisleri içinde “Merkez
Binası” en önemli ögedir. Bu binanın içinde Botanik Bahçesi’nin
yönetim birimleri ile birlikte çeşitli müzeler, kitaplık,
arşiv, çok amaçlı salon vb kullanımlara olanak sağlayacak
mekanlar bulunacaktır. Ayrıca, alanın çeşitli yerlerinde
seralar konumlandırılacak, bu seralarda farklı türler sergilenecek
ve üretilecektir. Bu yapısal ögeler içinde alanın
olanaklarına ve gereksinimlerine göre 1000 - 5000
kişilik bir anfi-tiyatro, üç ayrı konumda açık yüzme havuzları,
restoran, kamping, satış büfeleri, tuvaletler bulunacaktır.
Bu ögelerin büyüklükleri ve uygulama öncelikleri uygulama
programı ile belirlenecektir.
Dış Mekana İlişkin Alan
Kullanımları: Adalya Akdeniz Botanik Bahçesi Projesi
alanı, genellikle iğne yapraklı türlerin hakim olduğu bir
yeşil dokuya sahiptir. Bu nedenle, açık alan kullanımları
için bu durumun önemli derecede yönlendirici bir veri olarak
benimsenmesi gerekli ve zorunlu olmuştur.
Bu anlayış içinde Botanik
Bahçesi Projesi için, planlama çalışmalarının alanda
var olan kapalı ve açık alanlar ile topografya koşullarına
bağımlı olarak yürütülmesi temel ilke olarak kabul edilmiştir.
Kuşkusuz, Antalya yöresinin subtropik iklim koşullarına
sahip oluşunun yaratmış olduğu avantajlar (bir çok ilginç
bitki türlerine dış mekanda yer verme olanağı; alanın yıl
boyu kullanılma durumu) ile Antalya’nın evrenselliği, planlama
alanı için çok yönlü bir yaklaşım olanağı ve sorumluluğunu
gündeme getirmiştir.
Planlama için, öngörülen
kullanımların bilimselliği kadar, park anlayışı içinde tasarlanmış
bir ortamda toplum için odağı yaratılmasına da özellikle
özen gösterilmiştir. Ayrıca, alan içinde rekreasyonel amaçlar
yönünden de bir çok olanaklara yer verilmiştir. Turizm amaçlı
“Adalya Akdeniz Botanik Bahçesi” için öngörülen işlevleri
özetlemek gerekirse;
· Alanda yer verilen bitkiler
üzerindeki denemelerle “Modern Taksonomi ve Deneysel
Botanik Bilimi” dalları üzerinde araştırmalar yapılması,
· Dünyanın belirli ekolojik
bölgelerinde bulunan ekonomik değeri olan bitkiler için
adaptasyon istasyonları görevinin yerine getirilmesi,
· Hortikültür bitkileri (süs
bitkileri, sebze ve meyva türleri) için “seleksiyon ve melezleme”
gibi bilimsel araştırmalara olanak sağlanması,
· Kentin “Açık veYeşil Alanlar
Sistemine” işlevsel ve estetik yönden katkıda bulunulması,
· Kent halkı için bir eğitim
ve kültür alanı yaratılması,
· Antalya için ülkesel, evrensel
ve simgesel bir prestij alanının yaratılması gibi hususlar
gözönünde bulundurulmuştur.
II. BÖLÜM
LARA KIYI BANDI
1. Alanın Tanımı
Antalya kıyıları, batıdan
doğuya doğru, Konyaaltı Plajları, Falez ve Lara Plajları
olarak üç farklı kesimden oluşmaktadır. Talya otelinden
başlıyarak, Aksu’ya kadar olan ve genellikle Lara Kıyı kesimi
olarak adlandırılan kıyı kesiminin, Karpuzkaldıran’a kadar
olan bölümü, deniz yüzeyinden 40-60 metre yükseklikte eşsiz
güzellikte “falez” ’lerden oluşmaktadır. Karpuzkaldıran
ile Aksu arası ise; plaj niteliğinde geniş kum yüzeylerini
ve bu yüzeylere bitişik orman alanlarını içermektedir.
Bu raporda; tanımlanan Lara
Kıyı Bandı, Falez kesimi ve Plaj Kesimi olarak ele alınacaktır.
1980'lerin başından itibaren,
özellikle çıkarılan "Turizmi Teşvik Yasası"nın da desteği
ile, tüm Antalya'da olduğu gibi, Lara Falez Kesiminde de
turizm yatırımları hızlanmıştır. Turistik işletme belgeli
yatak sayısı 5500'e ulaşmıştır. Ancak bu sürede, hem turizm
sektöründe oluşan istikrarsızlık, hem de yükselen rant nedeni
ile hızlı yapılaşma, bölgenin turizm bölgesi olma özelliğini
yitirmesine neden olmuş, turizme ayrılan kesimler tekrar
konuta dönüştürülmüştür. Ancak, turistik tesis ruhsatı ile
inşaata başlamış bazı yapılar, turistik tesislere verilen
kat ilavesini almış, sonradan tekrar konut alanına dönüşmüşlerdir.
Böylece hassas bir ekolojik dengeye ve görsel güzelliğe
sahip falezler üzerinde bir yoğunluk oluşturulmuştur.
Bugün uygulanmakta olan imar
planı ve imar değişiklikleri, ayrıca sit alan tanım ve yasaklarına
aykırı birçok kararla birlikte, yapı yoğunluğunun arttırılması,
kat serbestisinin getirilmesi, sit sınırlarının 35 metreye
indirilmesi, yine yasada açıkça tanımlanan falezlerin siluetini
olumsuz yönde etkilemiştir.
Plaj kesiminde de özellikle
“Kamu Eğitim ve Dinlenme Tesisleri”, geçici ya da kalıcı
olarak plaj üzerinde düzensiz, ilkesiz bir biçimde konumlanmışlar,
kök salmışlardır.
2. Yasal Dayanaklar
Genel bir tanımlama ile
"Kıyı" su ile karanın birleştiği yerde uzanan ve
kendine özgü nitelikleri olan kara parçasıdır. 1982 Anayasası
ile, kıyılarımızın gelecek kuşaklara, bugünkü güzellik ve
değerleri ile bozulmadan aktarılması ve kamu yararlı kullanım
yaklaşımı tescil edilmiştir. Şöyle ki;
Anayasa’nın 43. Maddesi'nde;
"Kıyılar, devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.
Deniz, göl, akarsu kıyıları ile deniz ve göllerin kıyılarını
çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu
yararı gözetilir. Kıyılarda sahil şeritlerinin kullanım
amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma
imkan ve şartları kanunla düzenlenir." hükmü yeralmaktadır.
11.07.1992 tarihinde yayımlanan
3830 Sayılı Kıyı Kanunu'na göre ise "kıyı çizgisi ile kıyı
kenar çizgisi arasındaki alan" şeklinde tanımlanmaktadır.
Kıyı Kanunu kıyılardan herkesin eşit ve serbest olarak yararlanması
ilkesini getirmiştir.
2863 Sayılı Kültür ve Tabiat
Varlıklarını Koruma Kanunu; "Tabiat Varlıkları" nı şu şekilde
tanımlamaktadır (Mad. 3-2):
"Tabiat Varlıkları";
Jeolojik devirlerle, tarihi devirlere ait olup, ender bulunmaları
veya özellikleri ve güzellikleri bakımından korunması
gerekli, yer üstünde, yer altında veya su altında bulunan
değerlerdir.
Kültür Bakanlığı, Kültür
ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun "TABİİ
(DOĞAL) SİT ALANLARI, KORUMA VE KULLANMA KOŞULLARI"na
yönelik aldığı 19.04.1996 gün ve 417 sayılı "İlke Kararı"
aşağıdadır:
Doğal Sİt :
İlginç özellik ve güzelliklere
sahip olan ve ender bulunan korunması gerekli alanlardır.
I. Derece Doğal Sit :
Doğal özelliklerinden dolayı
ender bulunmaları nedeniyle mutlak korunması gerekli alanlardır.
Bu alanlarda;
· Bitki örtüsü, topografya,
siluet etkisini bozabilecek tahribata yönelik hiçbir eylemde
bulunulmayacağına,
· Plan bütünlüğü içinde, halka
açık rekreasyon amaçlı (lokanta, büfe, kafeterya, soyunma
kabinleri, wc, gezi yolu) tesisleri ile iskele, balıkçı
barınağı, bekçi kulübesi, otopark ile zorunlu olan alanlarda
alt yapı hizmetleri (kanalizasyon, içmesuyu, enerji nakil
hattı, telefon vb) donatımları ilgili kurumların görüşleri
doğrultusunda hazırlanacak projesine göre ilgili koruma
kurulundan izin alınmak koşulu ile yapılabileceğine, ancak
bu alanlarda alanın özelliğine göre 1/25 000 ölçekli Çevre
Düzeni Planı, 1/ 5000 Ölçekli Nazım İmar Planı veya 1/1000
ölçekli Uygulama İmar Planı yapılmadan söz konusu projelere
izin verilemeyeceğine,
· Orman alanlarında yangın
için gerekli koruma önlemlerinin ilgili kuruluşlarca alınmasına,
· Orman Yasası hükümleri dışında
ağaç kesiminin kesinlikle yasaklanmasına,
· Tarımsal faaliyetlerin sürdürülebileceğine,
karar verilmiştir.
Lara Falez Kesimi I. Derece
Doğal Sit Alanı' olarak belirlenmiştir. Doğal
Sit Sınırı ilk olarak kıyıdan içeriye doğru 150 m. olarak
Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu tarafından saptanmıştır.
Lara Falez Kıyı Kesimi
Doğal Sit Alanı, Antalya Belediye Meclisi'nin 03.08.1990
Gün ve 259 Sayılı Kararı ile 150 m.den 35 m.'ye düşürülmüştür.
Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun
13.10.1991 Gün ve 1207 Sayılı Kararı ile koruma bandı 60
metreye çıkarılmıştır. Mevcut Lara Yolu; 60 m.’lik band
içinde kaldıpından, doğal sit alanının üstünde kalan ilk
yapı adaları da I. Derece Doğal Sit Etkileme ve Geçiş
Alanı olarak belirlenmiştir.
Bu kesim için hazırlanan
1/ 5000 Ölçekli Nazım İmar Planı KTV Yüksek Kurulu tarafından
incelenmiş ve 04.09.1985 gün ve 1379 Sayılı Karar ile uygun
bulunarak bugünkü 1/1000 Ölçekli uygulama imar planı hazırlanmıştır.
Antalya Kültür ve Tabiat
Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 14.10.1992 Gün ve 1607 Sayılı
Kararı ile Lara Kumul ve Ormanları da "II. Derece Doğal
Sit Alanı" olarak belirlenmiştir.
Lara kuzeyinde yer alan "Yamansaz
Gölü" ise, Antalya KTVK Kurulu'nun 10.02.1994 gün ve 2120
Sayılı Kararı ile, "ekolojik ve doğal dengenin bozulmaması
ve devamlılığı" amaçlanarak I. Derece Doğal Sit Alanı olarak
belirlenmiştir. Gölün güneyinde yoğunluğun artması ve gölün
kirlenmesinin önlenmesi için "Etkileme ve Geçiş Alanı" olarak
belirlenmiştir.
Antalya Büyük Şehir Bütünü
için UTTA tarafından hazırlanan 1/ 25 000 Ölçekli Yapısal
Planda ve 1/5000 Ölçekli Nazım Planda "Lara Falez
Kıyı Bandı Düzenlemesi; 4 No'lu Özel Stratejik Proje Alanı",
"Lara Kıyı Bandı Düzenlemesi de; 13 No'lu Özel Stratejik
Proje Alanı"olarak belirlenmiştir.
Antalya Kültür ve Tabiat
Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 01.02.1996 Gün ve 2849 Sayılı
Kararında; “Lara Kıyı Bandı’nda Antalya Kenti’nin en önemli
doğal oluşumlarından biri olan ve kentin doğusunun denizle
bağlantısını sağlayan I. Derece Lara Doğal Sit Alanı’nın
rekreatif amaçlı düzenlenmesinin prensipte uygun olduğuna
ve Kurula sunulan projelerin 1/1000 Ölçekli İmar Planı’ndan
başlayarak bir planlama bütünü içerisinde, bölgenin topoğrafya,
bitki örtüsü ve mevcut yapılanma durumunu tanıtan belgeler,
bu alan için önerilen kullanım kararları ile bu kararların
mekana yansıyan düzenlemelere ilişkin temel yaklaşımların
belirlenmesi” talep edilmiştir.
Mevcut uygulama planlarının,
2863/3386 Sayılı Yasa’lar uyarınca, ve 08/11/1996 tarihinde
onanmış bulunan “Antalya Kenti Nazım İmar Plan Koşulları”
uyarınca revize edilmesi olarak tanımlanabilecek planlama
çalışmalarının genel yasal dayanakları bunlardır.
3. LARA KIYI BANDI
PLANLAMA ÇALIŞMALARI
3.1. LARA TURİZM MERKEZİ
ve 1987 NAZIM PLAN KARARLARI
Varsak Yolu doğusunda, Lara
Falez Bandı kuzeyinde ve Sazgın Gölü güneyinde Martılı Mevkiinde
başlayan özel hisseli parselasyonlar ve gecekondular bu
bölgede hızla plansız, düzensiz ve sağlıksız bir şehirleşmeye
neden olmuştur. Lara'da; "Lara Turizm Merkezi"nin
ilanına ilişkin Bakanlar Kurulu kararı 21 Kasım 1984 tarihli
Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştirn (Antalya
Kıyı Yerleşmeleri, Planlama, Yapılanma, Kullanma ve Sorunları,
Mimarlar Odası, Antalya Şubesi, S.99,1996).
Antalya'nın 1987 yılı öncesi
Nazım İmar Planı, korumacı hedeflerden yola çıkarak, kenti
derinlemesine geliştirmeyi amaçlamış, kıyı boyunca sadece
turizm ve rekreasyon kullanımlarına yer vermiştir.
Lara yönünde 150 m.'lik Doğal
Sit Sınırı'nın gerisinde sadece turistik tesisler yer almaktaydı.
Kent ise, 2000 yılında 650 000 Nüfus olarak planlanmıştı.
Ancak daha sonra, 1987 tarihinde
hazırlanan Nazım Plan ile 2000 yılı nüfus hedefi 1 000 000'a
çıkarılmış, sadece Lara bölgesi için değil, tüm Antalya
Kent Makroformu'nu etkileyen önemli değişiklikler yapılmıştır.
Lara'da getirilen yeni plan
kararları ile eski plan kararları karşılaştırıldığında,
iki önemli husus dikkati çekmektedir:
1. Eski plandaki tarımsal karakteri korunacak
yerleşim alanları iskana açılarak, plan hedefleri ve kentin
makroformu verilen kararla büyük değişikliğe uğramıştır;
Antalya Kenti Nazım İmar Planı sentez raporunda verilen
iki önemli karar bu plan değişikliği ile çelişkilidir. Nazım
Plan kararlarından bir "arazi başına kentleşme maliyetini
minimize, sosyal faydasını maksimize eden optimal bir kent
makroformunun elde edilmesi", diğeri ise "kenti doğrudan
çevreleyen tarım alanlarının niteliğinin korunması" dır.
Oysa 1987 Planı ile tarımsal karakteri korunacak yerleşim
alanları, % 80 gibi yüksek bir emsalle ve geniş bir band
halinde iskana açılmış ve kentin bu yönde gelişmesine neden
olmuştur. (Antalya Kıyı Yerleşmeleri, Planlama, Yapılanma,
Kullanma ve Sorunları,
S.99).
· Öncelikle, kentin gelişme
aksının zengin tarım potansiyeli olan bölgelere kaydırılması
temelde hatalı bir yaklaşım olarak görülmektedir ki, bu
durum Plan Sentez Raporu'nda açıkça ifade edilmektedir.
Planlama sonrası, geçen dönemde iskana açılan alanların
gerisindeki zengin tarım alanlarının da yerleşime açma baskısını
doğurmuş ve giderek arttırmıştır.
· Kentin makroformunda ve
iskan alanlarının büyüklüğü ve yoğunluğunda önemli değişikliklerin
gerekçeleri açıklanarak haklı karşılanabilir. Kentin ticari
ve idari merkezinin batıya kaydırılması öngörülürken, yerleşim
alanlarının doğuya kaydırılması Antalya Mimarlar Odası tarafından
bir çelişki olarak görülmektedir.
2. Lara'da kıyı kullanım anlayışında değişiklik
meydana gelmiştir;
Turistik tesisler eski planda, kıyıdaki yeşil bandın arkasında
yer almaktaydı. Değişen kararla bu anlayış, tesislerin denizle
birebir ilişkisi olması, yeşil alanların ise bu tesislerin
arasında yer almasını gerektirmiştir. Turistik tesislerin,
denizle birebir ilişkisi olması kararı kendi içinde tutarlı
görülmektedir. Ancak, yeşil alanların planlanmasındaki değişmeye
karşın, miktarında önemli bir değişme olmasa da göreli bir
azalma izlenmiş, turistik tesislerin kenarlarının da konut
lehine değiştiği görülmüştür (Antalya Kıyı Yerleşmeleri,
Planlama, Yapılanma, Kullanma ve Sorunları, S.101).
Kıyıdaki yeşil alanların
azalması kaygı uyandırmalıdır. Zira daha önce, turistik
tesislerin önünde yer alan yeşil alanların, genelde tesislerle
birlikte kent halkının kullanımına hizmet vermesi de amaçlanmıştır.
A. LARA KIYI BANDI FALEZ KESİMİ
Bu proje çerçevesinde Talya
Otelinden başlıyarak Konserve Koyu’na kadar olan kesimde
var olan projelendirme çalışmaları ile günümüze kadar yapılmış
olan uygulamaların bütünleştirilmesi hedeflenmiştir. Bu
alan Antalya Kent Merkezi’ne yakınlığı ve gerisindeki yoğun
yapılaşmalar, üzerindeki bazı uygulamalar bakımından önem
ve öncelik taşımaktadır. Falez Kıyı Bandı üzerinde bir başka
önemli ve öncelikli uygulama alanı “Düden Şelalesi ve Gençlik
Parkı Alanı” detaylı olarak ele alınmıştır. Falez Kıyı Bandı’nın
Karpuz Kaldıran ve Örnek Köy’e kadar olan kesimi bir başka
düzenleme alanı olarak belirlenmiştir.
1. FİZİKSEL ÖZELLİKLER VE ÇEVRESEL DEĞERLER
1.1. Çevresel Değerler
Falez Kıyı Bandının çevresel
değerleri Analiz 1 paftasında gösterilmiştir.
Bu pafta üzerinde Sit Alan
Sınırları, korunması gerekli bazı yapılar (Eski Elektrik
Fabrikası, Eski Değirmen binaları vb), falez üzerinde ve
yakınında bulunan korunması gerekli ağaç, maki ve diğer
bitki toplulukları, var olan kanal ve kanaletler, suyun
denize akışının oluşturduğu görsel niteliği yüksek alanlar
ile korunacak mağaralar işaretlenmiştir.
1.2. Arazi Kullanımı
Konut alanları yoğunluklarına
göre (yüksek, orta/yüksek ve orta) gruplandırılmıştır. Konut
alanlarının yoğunluklarının falezin görselliğini etkilediği
ve aşırı yük getirdiği açık olarak görülmektedir.
Analiz paftasında turistik
tesisler, günübirlik kullanım alanları, ticaret alanları,
park ve açık/yeşil alanlar, trafolar gösterilmiştir.
1.3. Mülkiyet Deseni
Falezler üzerindeki açık
ve yeşil alanlarda mülkiyet Muratpaşa Belediyesine geçmiştir.
Ancak yer yer özel mülkiyette alanlar (Eski Değirmen, Falez
Kafe, Antalya Restoran, Bambus Motel, Dedeman, Adonis ve
Antalya Otelleri vb) yer almaktadır. Hazine ve Belediye
ortaklaşa mülkiyetindeki yerler de bulunmaktadır.
1.4. Değerlendirme : Sorunlar ve Olanaklar
Falezler üzerindeki yoğun
yapılaşmalar en önemli sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.
Yapı yoğunluğunun arttırılması, kat serbestisinin getirilmesi
ve sit alan sınırlarının 35 m.’ye indirilmesi ile falez
silueti olumsuz yönde etkilemiştir. Arkadaki yerleşimleri
rüzgar ve manzara bakımından etkileyen, falezin doğal görünümünü
ve siluetini etkileyen bu çok katlı ve yoğun yapılaşmalara
bu proje çerçevesinde çözüm getirilememektedir. Ancak uygulama
peyzaj projelerinde denizden bakıldığında bu yoğun betonlaşmayı
kısmen de olsa kapatabilecek peyzaj ögeleri kullanılmalıdır.
Kıyı gerisinin denize açıldığı, görsel önem taşıyan
ve hava alma noktası niteliğinde olan kesimler belirlenmiştir.
Falez üzerinde halka kapalı
olan otel ve diğer kullanım alanları da bir başka önemli
sorundur. Dedeman, Aquapark, Adonis vb otel ve ek kullanım
alanları kıyıda kesinti oluşturmaktadır. Doğal sit sınırının
150 m. den yer yer 35 m.ye indirilmesi ile (Yüksek Kurul’un
10.09.1983 tarihli kararı) bu sorun oluşmuştur.
Bu değişiklik kararı Lara
Kıyı Bandı’nda belirleyici bir niteliği bulunmaktadır. Çünkü,
yine bu bölge için hazırlanan 1/5000 İmar Planı Yüksek Kurul
tarafından incelenmiş ve 04.09.1985 gün ve 1379 Sayılı Karar
ile uygun bulunarak bugünkü uygulama planları yapılmıştır.
Daha önce turizm tesis alanı
olan alanların tercihli kullanım kararları ile konut alanı
olarak dönüştürülmesi ve 0.60 olan emsalin de 0.80’e çıkarılması
ile yoğunluklar artmıştır. Turizm tesis alanlarında her
16 m2 merdiven alanının ve bodrumda yapılacak servis alanlarının
inşaat alanına dahil edilmemesi, 1988 yılında turistik tesislere
yapılanma emsali dışında birer kat ilave edilmesi, tabii
zemin altına üç kat bodrum izni verilmesi ve 2.50 m. olan
su basman kotunun emsale dahil edilmemesi ile yapı yoğunluğu
aşırı artmıştır.
Eğimli arazilerde (Konserve
Koyu örneği), subasman kotunun deniz yönünden değil de karayolundan
verilmesi, planda verilen katlara ilave katların doğmasına
neden olmuştur.
Planda otel, motel vb ile
kesintili kesimlerin halka açılması için çözümler aranmış,
Kıyı Yasası uyarınca ilk 50 m.’nin kamuya açılabilecek hale
getirilmesi öngörülmüştür. Denize iniş noktalarında da,
beton yığını şeklinde inişler, asansör kitleleri, denizde
kayalıkların doldurulması ile oluşturulan yapay beton iskeleler
ve güneşlenme noktaları da, görsel açıdan ve doğal karakteristiğin
yok olması bakımından sorun noktaları oluşturmaktadır.
|